Words starting with J
115 dictionary entries are listed for J.
Popular J entries
More frequently visited entries for this letter.
- jilet gibi
çok keskin
- jilet
Tıraşta kullanılan, ince çelikten yapılmış, iki yanı keskin bıçak; tıraş bıçağı
- jilet atmak
jiletle saldırmak
- jiujitsucu
Jiujitsu yapan sporcu
- Japon armudu
İki çeneklilerden, Japonya’da ve Çin’de yetişen, açık sarı renkli meyvesinin üzerinde benekler bulunan bir tür bitki
- jakuzisiz
Jakuzisi olmayan
- jigololuk
Jigolo olma durumu; tokmakçılık
- jiletleme
Jiletlemek işi
- jokey
Yarış atlarına binen, yetenekleri bu amaca göre geliştirilmiş kimse
- Japon
Japonya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- Japon balığı
Sazangillerden, kaynağı Çin olan, serin sulardan hoşlanan, aslı gri yeşil renkte, ekmek dışında her şeyi yiyebilen, uzun ömürlü bir tür akvaryum ve havuz balığı (Cyprinus auratus)
- Japon elması
Japonya’ya özgü, kabuğu koyu kırmızı, sert, mayhoş tadı olan, küçük bir tür elma
- jelatinli
Jelatinden yapılmış veya jelatinle kaplanmış
- jiletsiz
Jileti olmayan
- jimnastikçilik
Jimnastikçinin yaptığı iş
- jokeysiz
Jokeyi olmayan
- jullük
Bir jul değerinde olan
- jölesiz
Jölesi olmayan
- jakarlı
Jakarla yapılan
- jaketataylı
Jaketatay giymiş olan
- jaluzili
Jaluzisi olan
- jandarma
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet
- Japon sarmaşığı
Asmagillerden, ana yurdu Çin ve Japonya olan, sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan, sarılıcı bir süs bitkisi (Ampelopsis japonica)
- jelatinleme
Jelatinlemek işi
- jeofizik
Yer yuvarlağını ve atmosferi etkileyen doğal fiziksel olayların incelenmesi
- jeomorfolojik
Yüzey bilimi ile ilgili
- jersey
Sarı ve kahverengiden esmere kadar değişen renkte, et tutmayan, kemikleri belirgin bir kültür ırkı sığırı
- jet motoru
Gaz akışını yüksek basınçla ve çok büyük hızla püskürterek en yüksek düzeyde itme gücü yaratan motor; tepkili motor
- jig
Bir Orta Çağ çalgısı
- jigolo
Geçimi yaşlı ve zengin bir kadın tarafından sağlanan genç, erkek sevgili; tokmakçı
- jinekolog
Kadın hastalıkları hekimi
- jokeyli
Jokeyi olan
- judo
Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılan dövüş sporu
- jurnal etmek
biriyle ilgili olarak yetkililere kötülemek, ihbar yazısı vermek veya böyle bir bilgiyi iletmek
- jurnalleme
Jurnallemek işi
- jurnallemek
Şikâyet etmek, ihbar etmek
J index
115 word links are rendered on the server.
- j, J
Türk alfabesinin on üçüncü sırasında yer alan ve je adı verilen bu harf, ses bilgisi bakımından sızıcı tonlu diş eti ünsüzünü gösterir
- jaguar
Kedigillerden, Orta ve Güney Amerika'da yaşayan, postu iri benekli bir tür memeli (Felis onca)
- jakar
Her çözgü ipliğinin başlı başına hareket ettiği mekanik dokuma tezgâhı
- jakarlı
Jakarla yapılan
- jaketatay
Resmî ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket
- jaketataylı
Jaketatay giymiş olan
- jakoben
Fransa'da Aziz Dominicus tarikatına bağlı rahip ve rahibeler
- jakuzili
Jakuzisi olan
- jakuzisiz
Jakuzisi olmayan
- jaluzili
Jaluzisi olan
- jaluzisiz
Jaluzisi olmayan
- jambon
Tuzlanıp ise tutularak hazırlanmış domuz budu veya kolu
- jambonluk
Jambon yapmaya elverişli (domuz eti)
- jandarma
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet
- jandarma karakolu
Güvenliği sağlamakla görevli jandarmanın görev yaptığı bina
- jandarmalık
Jandarmanın görevi
- janjanlı
Yanardöner olan
- jant
Taşıtlarda, lastiklerin takıldığı tekerleğin çember biçimindeki bölümü; ispit
- janti
Güzel, şık, havalı, gösterişli olan (kimse)
- Japon
Japonya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- Japon armudu
İki çeneklilerden, Japonya’da ve Çin’de yetişen, açık sarı renkli meyvesinin üzerinde benekler bulunan bir tür bitki
- Japon balığı
Sazangillerden, kaynağı Çin olan, serin sulardan hoşlanan, aslı gri yeşil renkte, ekmek dışında her şeyi yiyebilen, uzun ömürlü bir tür akvaryum ve havuz balığı (Cyprinus auratus)
- Japon elması
Japonya’ya özgü, kabuğu koyu kırmızı, sert, mayhoş tadı olan, küçük bir tür elma
- Japon eriği
Yerleşim yerlerine uzak bölgelerde yetişen, derimsi yelpaze biçiminde yapraklı, süs amacıyla yetiştirilen, yapraklarını döken bir tür ağaç (Ginkgo biloba)
- Japon feneri
Süsleme ve aydınlatma amacıyla kullanılan, kâğıttan yapılmış, renkli yuvarlak fener
- Japon sarmaşığı
Asmagillerden, ana yurdu Çin ve Japonya olan, sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan, sarılıcı bir süs bitkisi (Ampelopsis japonica)
- Japonca
Japonların kullandığı dil
- japone
Kolsuz, bol ve geniş (kadın giysisi)
- Japonyalı
Japonya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- jargon
Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı
- jarse
Esnek dokunmuş ipekli veya yünlü bir kumaş
- jartiyer
Çorapları dizin altında veya üstünde tutmaya yarayan lastikli bağ
- je
Türk alfabesinin on üçüncü harfinin adı, okunuşu
- jel
Tedavi amacıyla kullanılan jöle yapısında bir krem türü
- jelatin
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde
- jelatinleme
Jelatinlemek işi
- jelatinlemek
Bir yeri veya şeyi jelatin ile kaplamak
- jelatinli
Jelatinden yapılmış veya jelatinle kaplanmış
- jelatinsiz
Jelatinle kaplanmamış
- jelleşme
Jelleşmek işi
- jelleşmek
Jel durumuna gelmek
- jeodinamik
Volkan, deprem, aşınma vb. etkenlerle yer kabuğunda oluşan değişikliklerin incelenmesi
- jeofizik
Yer yuvarlağını ve atmosferi etkileyen doğal fiziksel olayların incelenmesi
- jeofizikçi
Jeofizik uzmanı
- jeokimya
Yer kabuğunu oluşturan kimyasal ögelerin tümü
- jeokimyacı
Jeokimya ile uğraşan kimse
- jeomorfolojik
Yüzey bilimi ile ilgili
- jeopolitik
Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin bir devletin politikası üzerindeki etkisi
- jeosenklinal
Yer kabuğunun uzun bir süre çöken, buna bağlı olarak kat kat kalın tortullarla dolmuş bulunan bölümü
- jeosismik
Bir patlama sonucu, derinlemesine yayılan dalgaların incelenmesi yoluyla yeryüzü katmanlarındaki madenleri araştırma yöntemi
- jeotermal
Yer altında bulunduğu veya yer altından geçtiği için sıcaklığı yüksek olan
- jeotermal enerji
Yer altından çıkan sıcak su veya sıcak su buharından elde edilen enerji
- jeotermi
Yerkürede oluşan ısı olaylarının incelenmesi
- jeotermik
Jeotermi ile ilgili
- jersey
Sarı ve kahverengiden esmere kadar değişen renkte, et tutmayan, kemikleri belirgin bir kültür ırkı sığırı
- jest
Herhangi bir şeyi açıklamak için genellikle el, kol ve baş ile yapılan içgüdüsel veya iradeli hareket
- jest yapmak
elini kolunu hareket ettirmek
- jet
Tepkili motorlarla çalışan, özel cihazların çıkardığı gazla basınç sağlanan, hızı çok olan uçak; tepkili uçak
- jet gibi
hızla, süratle
- jet motoru
Gaz akışını yüksek basınçla ve çok büyük hızla püskürterek en yüksek düzeyde itme gücü yaratan motor; tepkili motor
- jet yakıtı
Jet motorlarının çalışma sistemine göre ayrıştırılmış renksiz benzin
- jet yorgunluğu
Uçuş sonrasında kıtalar arası zaman farkından oluşan biyolojik ritim bozukluğu
- jeton
Gişelerde, telefon ve türlü oyunlarda para yerine kullanılan küçük, metal veya plastik nesne
- jeton geç düşmek
konuşulan veya sözü edilen konuyu geç anlamak, geç intikal etmek
- jetoncu
Jeton satan kimse
- jetonculuk
Jetoncunun yaptığı iş
- jig
Bir Orta Çağ çalgısı
- jigolo
Geçimi yaşlı ve zengin bir kadın tarafından sağlanan genç, erkek sevgili; tokmakçı
- jigolo tutmak
yaşlı, zengin bir kadın genç bir erkekle ilişki kurmak
- jigololuk
Jigolo olma durumu; tokmakçılık
- jikle
Motorlu taşıtların yüksek devirde çalışması için fazla benzin akışını sağlayan alet
- jile
Kadınların genellikle bluz üzerine giydikleri kolsuz elbise
- jilet
Tıraşta kullanılan, ince çelikten yapılmış, iki yanı keskin bıçak; tıraş bıçağı
- jilet atmak
jiletle saldırmak
- jilet gibi
çok keskin
- jiletleme
Jiletlemek işi
- jiletlemek
Vücudun çeşitli yerlerini jiletle kesmek
- jiletli
Jileti olan
- jiletsiz
Jileti olmayan
- jimnastik
Vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılan alıştırmaların tümü; kültürfizik
- jimnastik yapmak
vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için hareket yapmak
- jimnastikhane
Jimnastik yapılan salon
- jimnastikçi
Jimnastik yapan sporcu
- jimnastikçilik
Jimnastikçinin yaptığı iş
- jinekolog
Kadın hastalıkları hekimi
- jinekolojik
Kadın hastalıkları ile ilgili
- jiujitsu
Güçten çok yönteme dayanan, çıplak elle yapılan Japon savunma tekniği
- jiujitsucu
Jiujitsu yapan sporcu
- joker
Bazı kâğıt veya taş oyunlarında istenen kartın veya taşın yerine konabilen kart
- jokey
Yarış atlarına binen, yetenekleri bu amaca göre geliştirilmiş kimse
- jokeyli
Jokeyi olan
- jokeylik
Jokey olma durumu
- jokeysiz
Jokeyi olmayan
- jorjet
Bürümcük görünüşlü, çok bükümlü, genellikle pamuk iplikleri ile dokunmuş bir kumaş
- judo
Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılan dövüş sporu
- judocu
Judo yapan kimse
- judoculuk
Judocunun yaptığı iş
- jul
Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda 1 metre değiştiren iş birimi
- jullük
Bir jul değerinde olan
- jurnal
Biriyle ilgili kötüleme amaçlı olarak yetkililere verilen bilgi
- jurnal etmek
biriyle ilgili olarak yetkililere kötülemek, ihbar yazısı vermek veya böyle bir bilgiyi iletmek
- jurnalci
Jurnal ederek yetkililere, yöneticilere yaranmaya çalışan kimse
- jurnalcilik
Jurnalci olma durumu
- jurnalleme
Jurnallemek işi
- jurnallemek
Şikâyet etmek, ihbar etmek
- juro
İkinci Çağ'ın triyasla kretase arasında kalan dönemi
- jöle
Meyve suyunun şekerle kaynatılmasıyla istenilen yoğunlukta elde edilmiş şekerleme
- jöleli
Jölesi olan
- jölesiz
Jölesi olmayan
- jön
Önemli rollerde oynayan genç erkek oyuncu; jönprömiye
- jübile
Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği
- jübile yapmak
sporculuk yaşantısını özel bir karşılaşma ile bitirmek
- jülyen
İnce, uzun şerit biçiminde kesilmiş
- Jüpiter
Gezegenlerin en büyüğü ve Güneş'e yakınlık bakımından beşincisi; Erendiz, Müşteri
- jüt
Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bangladeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki (Corchorus capsularis)