Trending:

sarmak

ar
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak

  2. See alsokuşatmak

    Gece, ahenk içinde divanımı/ Şenlendirse pırıl pırıl rakkaseler / Gece, gece, her yanımı / Sarsa güller, laleler, menekşeler
    -Halit Fahri Ozansoy
  3. Dolayında yer almak

  4. See alsokaplamak

    Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu.
    -Necati Cumalı
  5. Bir şeyi üzerine başka bir şey koyarak kaplamak

    Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan / Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran
    -Enis Behiç Koryürek
  6. See alsokucaklamak

  7. Yumak yapmak

    İpliği sarmak.
  8. Şerit, ip vb.ni başka bir şeyin üzerine dolamak

  9. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek

    Dolma sarıyorum diye yaprağı parmağıma doladım.
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  10. Sarılıp tırmanmak

    Asma çardağı sardı.
  11. fiil, -e, -i

    Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak

    Kitabı kâğıda sarmak.
  12. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak

  13. Saldırmak, hücum etmek

    Faik Efendi biliyordu ki saracaklar hem de fena saracaklar.
    -Memduh Şevket Esendal
  14. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek

  15. mecaz

    Sözle saldırmak; tedirgin etmek

    Evdekilerin hepsi bana sarıyor.
  16. mecaz

    Hoşuna gitmek, zevkini okşamak

    Bu canlılık, insanı on yıl önce görmüş olduğum muhteşem yazdan daha başka türlü sarıyordu.
    -Ahmet Hamdi Tanpınar

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com