kaplamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Her yanını örtmek; istila etmek
Her tarafı sessizlik kaplamış, ovalar, biten bir günün hüznü içinde susmuştu.
-Hamdullah Suphi Tanrıöver Çepeçevre sarmak; kuşatmak, örtmek
Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar.
-Sait Faik Abasıyanık fiil
Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak
Yorgan kaplamak.
Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak; almak, basmak, bürümek, sarmak, tutmak
Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları...
-Abdülhak Şinasi Hisar Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak
Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek
mecaz
Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak
Ünü cihanı kapladı.
mecaz
See alsodoldurmak
Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı.
-Ahmet Hikmet Müftüoğlu
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com