Trending:

basmak

ar
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e

    Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak

    Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına.
    -Cahit Külebi
  2. Küçük çocuk ayakta durabilmek

  3. Bir şeyi üzerine kuvvet vererek itmek

    Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız.
    -Halide Edip Adıvar
  4. fiil, -e, -i

    Sıkıştırarak yerleştirmek

    Peyniri küpe basmak.
  5. fiil, -i

    Bası işi yapmak; tabetmek

  6. fiil, -i, nesnesiz

    See alsokaplamak

    Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk.
    -Memduh Şevket Esendal
  7. fiil, -e, -i

    Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak

    Şuraya başparmağını bas, dediler, ben de bastım.
    -Sait Faik Abasıyanık
  8. fiil, -i

    Bir yere baskın yapmak

    Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış.
    -Etem İzzet Benice
  9. Bir kimse bir yaşa girmek

    On dokuz yaşına yeni basmış, ürkek ve utangaç bir kızdım.
    -Azra Erhat
  10. fiil, -i, nesnesiz

    Duman, sis vb. bir yere çökmek

    Şehri akşamüstü sis basmıştı.
    -Sait Faik Abasıyanık
  11. fiil, -i, nesnesiz

    Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek

    Pompa bozulmuş, suyu basmıyor. Otomobilin lastiğine hava basmak.
  12. fiil, nesnesiz

    Kümes hayvanı kuluçkaya yatmak

  13. fiil, -i

    Uygunsuz vaziyette yakalamak

  14. fiil, mecaz, nesnesiz

    Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak

    Yüreğinin acısını duyuyordu. Sıkıntı basmış, terlemeye başlamıştı. İzin istedi.
    -Yusuf Ziya Bahadınlı

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com