ağız
-ğzıView count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim, anatomi
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ
Kös, kalkan, boru sesleri at kişnemelerine karışıyor, alınan emirler, verilen kumandalar yüzlerce ağız tarafından ayrı ayrı tekrarlanıyordu.
-Ömer Seyfettin anatomi
Bu organın dudaklarla beraber dış sınırı
Küçük bir ağız.
Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer
Çay ağzı.
Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı
Körfezin ağzı.
Giriş yeri
Şimdi tünelin ağzında değilim artık.
-Adalet Ağaoğlu See alsokavşak
Kesici aletlerin keskin tarafı
Üslup, ifade biçimi
Acem ağzı
Top, tüfek vb. silahlarda namlunun ucu veya açık olan kısmı
Sağ elinde ağzına mermi sürülmüş bir mavzer tutuyor gibiydi tıpkı.
-Demirtaş Ceyhun dil bilimi
Belli yerleşim bölgelerine özgü, yazı dili hâline gelmemiş dil; diyalekt: Rumeli ağzı, Konya ağzı, Muğla ağzı, Siverek ağzı vb
müzik
Bir bölgenin müzik kültüründe görülen söyleyiş özelliklerinin tümü
Connections
Related Words
Related Phrases
ağız (veya ağzını) açmakağız (veya ağzını) büzmekağız açtırmamakağız aramak (veya yoklamak)ağız burun birbirine karışmakağızda dağılmakağızdan burun yakın, kardeşten karın yakınağızda sakız gibi çiğnemekağız değiştirmekağız dil vermemekağız eğmemekağız etmekağız kullanmakağız satmakağız tamburası çalmakağız yapmakağız yaymakağız yer, yüz utanırağza (veya ağızlara) düşmekağza alınmaz (veya alınmayacak)ağza almamakağza tat, boğaza feryatağzı (veya ağzı dili) kurumakağzı burnu yerinde
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com