ağız (veya ağzını) açmak
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
konuşmaya başlamak
Kalan hamuru yumaklayıp bitirene kadar ağız açmadı.
-Mustafa Necati Sepetçioğlu kesici aletleri keskin duruma getirmek
ağır sözler söylemeye başlamak
azarlamak, paylamak
Aman efendim, bendenize bir ağız açtılar, donakalmışım.
-Memduh Şevket Esendal
Connections
Related Phrases
ağız (veya ağzını) büzmekağız açtırmamakağız aramak (veya yoklamak)ağız burun birbirine karışmakağızda dağılmakağızdan burun yakın, kardeşten karın yakınağızda sakız gibi çiğnemekağız değiştirmekağız dil vermemekağız eğmemekağız etmekağız kullanmakağız satmakağız tamburası çalmakağız yapmakağız yaymakağız yer, yüz utanırağza (veya ağızlara) düşmekağza alınmaz (veya alınmayacak)ağza almamakağza tat, boğaza feryatağzı (veya ağzı dili) kurumakağzı burnu yerindeağzı çirişçi çanağı
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com