ağız dolusu
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
zarf, mecaz
Ağzın alabileceği miktarda
Bir boşalmaya, ağız dolusu boşalmaya, soyundan başlayarak boşalmaya isteğim var ki boşalamazsam patlayacağım.
-Nâzım Hikmet sıfat
Birçok, birbiri ardınca olan
Kaptan ağız dolusu küfür savuruyordu.
-Halikarnas Balıkçısı sıfat
Birbiri ardınca gelen, çok fazla
Necati'yi okuyup sevenler, beğenenler ağız dolusu sitayiş ve beğenmeyenler ağız dolusu istihkar etsinler.
-Ali Nihad Tarlan
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com