Trending:

çıkarmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -den

    Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak

  2. fiil, -i

    Sonunu getirmek

    Hacı Bey, ayazın tükürük dondurduğu bir gün, yakacak sıkıntısından konuşulurken, ‘Eee Ali Emmi, biz bu kışı zor çıkarırız' demişti de...
    -Tarık Buğra
  3. fiil, -i

    Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek

    Nereden geliyordu, akşam olunca hangi yöne gidiyordu, bir türlü çıkaramadım.
    -Yaşar Kemal
  4. fiil, -i

    Bulmak, ortaya koymak

    Sultanahmet Camisi'nde vaaz veren hocanın bile yanlışını çıkarmış...
    -Aziz Nesin
  5. fiil, -i

    See alsoanımsamak

    Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım.
    -Necati Cumalı
  6. fiil, -i, -den

    Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek

    Şimdilik bana karşı çok efendice davranıyor, beni rahat bırakıyor ama yarın ve daha sonra bu sabrının acısını benden çıkarmak istemeyecek mi?
    -Muazzez Tahsin Berkand
  7. fiil, -i, -den

    Sağlamak, elde etmek

    Allah adama kuvvet verirse rızkını taştan çıkarır.
    -Ahmet Kutsi Tecer
  8. fiil, -i, nesnesiz

    Gibi göstermek, bir davranış yüklemek

    İçine kapanık, uysal, karşılaştığı sevindirici olayları başkalarının iyiliğiyle açıklayıp ters giden her işte kendini suçlu çıkaran bir insandı.
    -Necati Cumalı
  9. fiil, -i

    See alsokusmak

    Sonunda dayanamayıp o gece ne yediyse çıkardı.
    -İhsan Oktay Anar
  10. İlgisini keserek uzaklaştırmak

  11. fiil, -i

    Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak

    İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti.
    -Sait Faik Abasıyanık
  12. fiil, -i

    See alsoyayımlamak

    Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı.
    -Orhan Seyfi Orhon
  13. fiil, -i

    Bir şeyi temizlemek

    Üstünde kahverengi bir sandık lekesi vardı. ‘Bu leke çıkar mı?’ diye sordum gömleği satan ihtiyar kadına.
    -Mina Urgan
  14. fiil, nesnesiz

    Ortaya koymak

    İşin aslı, bu hikâyenin çok daha ötesinde iyi bir iş çıkardım.
    -Adem Dönmez
  15. fiil, -e, nesnesiz

    İkram etmek

    Konuklara çerez çıkardı.
  16. fiil, -e, -i

    See alsogöstermek

    Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın.
    -Memduh Şevket Esendal
  17. fiil, -i, -le

    Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak

    Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami...
    -Haldun Taner
  18. fiil, nesnesiz

    See alsoboşaltmak

    Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik.
    -Refik Halit Karay
  19. fiil, nesnesiz

    Resim yapmak

  20. fiil, nesnesiz

    Fotoğraf çektirmek

  21. fiil, mecaz, -i

    Bir şeyi açık etmek

    Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır.
    -Osman Cemal Kaygılı
  22. fiil, matematik, -i, -den

    Bir sayıyı başka bir sayı kadar eksiltmek; tarh etmek

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com