Trending:

boşaltmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Boş duruma getirmek

    Bu durum, ister istemez evi doldurup boşaltanlarda da kısıntı yapmamızı gerektiriyordu.
    -Adalet Ağaoğlu
  2. fiil, -e, -i

    İçindekileri bir yere dökmek; çıkarmak

    Elenmiş, tertemiz unu leğençe denilen küçük leğene boşalttı.
    -Orhan Kemal
  3. Kurtarmak veya güvenliği sağlamak amacıyla bir yerin içindekileri dışarı çıkarmak

  4. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak

    Yayla devriyesi bizden yardım istemek için havaya silah boşaltmış.
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  5. See alsokusmak

  6. Düğüm vb.ni çözülmüş duruma getirmek

    İbrahim Ağa atın kolanlarını boşaltırken kendini bir iş yapmış sayar.
    -Memduh Şevket Esendal

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com