göstermek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi.
fiil, -e, -i
Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak; çıkarmak
Size kitaplarımı göstereyim.
Belirtmek, anlatmak
Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor.
fiil, -e
Bir şeyin etkisi altında tutulmak
Güneşe göstermek. Aleve göstermek.
fiil, -e
Kanıtla inandırmak
Bunun böyle olduğunu size göstereceğim.
fiil, nesnesiz
Öğretmek, açıklamak
Yol göstermek.
fiil, -e, nesnesiz
Yapmasını söylemek, görevlendirmek
Size ne iş gösterdiler?
Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
Bu, seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!
-Reşat Nuri Güntekin Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak
Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor.
fiil, nesnesiz
Görünmek, benzemek
fiil, yardımcı fiil
Etmek
İtaat göstermek. Dayanışma göstermek.
fiil, mecaz, -e
Sert bir biçimde karşılık vermek
Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu.
-Ömer Seyfettin
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com