yer
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk; mahal, mevzi
İzinsiz bir yere gitmek ne haddime?
-Memduh Şevket Esendal Gezinilen, ayakla basılan taban
Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu.
-Haldun Taner Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge; mevki
Anadolu'nun bazı yerlerinde eski bir kocakarı itikadı vardır.
-Reşat Nuri Güntekin See alsokonum
Türkiye stratejik bakımdan önemli bir yerdedir.
See alsoülke
Geçim sağlamak için çalışılan iş yeri
Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz?
-Memduh Şevket Esendal See alsoönem
Uçağın yurt savunmasındaki yeri.
See alsoiz
Üzerine yapı kurulmaya elverişli arsa
Deniz kıyısında bir yer aldılar, ev yapacaklar.
Ekime elverişli toprak parçası; arazi
Çorak yerde ot bitmez.
Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan; mahal, nokta
Toplantı yeri. Kaza yeri.
Otel, motel vb.nde kalınacak oda
Yeriniz var mı?
coğrafya
See alsoyerküre
mecaz
See alsodurum
Sen benim yerimde olsan ne yapardın?
Connections
Related Words
Related Phrases
yer açmakyer almakyer bakır gök demir kesilmekyer bulmakyer çevirmekyer değiştirmekyerde kalmakyer demir gök bakıryerden göğe kadaryerden yere çalmakyerden yere vurmakyere bakan (veya bakıp) yürek yakanyere bakmakyere baktırmakyere batasıca (veya batsın)yere batmakyere çalmakyere göğe koymamakyere sağlam basmakyere sermekyer etmekyere vurmakyere yığılmakyere yıkılmak
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com