Trending:

iz

View count updated May 25, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. isim

    Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti; çığır, nişan, nişane

    Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm.
    -Sait Faik Abasıyanık
  2. isim

    Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti; çığır, nişan, nişane

    Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm.
    -Sait Faik Abasıyanık
  3. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti

    Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  4. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti

    Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  5. See alsoipucu

    Cinayet izleri.
  6. See alsoipucu

    Cinayet izleri.
  7. Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti; kırıntı, yer, eser

    O çağ uygarlığından iz kalmadı.
  8. Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti; kırıntı, yer, eser

    O çağ uygarlığından iz kalmadı.
  9. matematik

    Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit

  10. matematik

    Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com