Trending:

yakalamak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak

    Üç ince dalı birleştirerek sıkıca yakaladım.
    -Refik Halit Karay
  2. Kaçan bir kimseyi veya hayvanı ele geçirmek; derdest etmek

  3. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak

    Bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar.
    -Halide Edip Adıvar
  4. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak; sobelemek

    Kocasını bir kadınla yakalamış.
  5. Söz, bakış veya işareti fark etmek

    Kat hasta bakıcısının adama baygın bakışlarını yakaladı Fatma.
    -Peride Celal
  6. Birdenbire etkisi altına almak

    Fırtına ile karışık fena bir yağmur yakaladı.
    -Aka Gündüz
  7. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak

    Zehra, Yorgaki'nin müziğini herhangi bir yerinden yakalıyor.
    -Attilâ İlhan
  8. Avlamak, tuzakla ele geçirmek

  9. See alsotutturmak

    Sayısal Loto'da beşi yakaladım.
  10. Aynı düzeye gelmek

    Türkiye geçen senenin ihracat rakamlarını yakaladı.

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com