Trending:

tutturmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e, -i

    Tutmasını sağlamak

  2. fiil, nesnesiz

    Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak

    Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum
    -Orhan Veli Kanık
  3. fiil, nesnesiz

    Aklına koyup direnmek, ısrar etmek

    Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor.
    -Memduh Şevket Esendal
  4. fiil, -e, -i

    Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak

  5. fiil, nesnesiz

    Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek; yakalamak

    Taşı fırlattı ama tutturamadı.
    -Halikarnas Balıkçısı
  6. fiil, -i

    Takip etmek

    Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi.
    -Memduh Şevket Esendal

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com