tutturmak
Anlamlar
fiil, -e, -i
Tutmasını sağlamak
fiil, nesnesiz
Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak
Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum
-Orhan Veli Kanık fiil, nesnesiz
Aklına koyup direnmek, ısrar etmek
Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor.
-Memduh Şevket Esendal fiil, -e, -i
Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak
fiil, nesnesiz
Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek; yakalamak
Taşı fırlattı ama tutturamadı.
-Halikarnas Balıkçısı fiil, -i
Takip etmek
Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi.
-Memduh Şevket Esendal
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com