Trending:

savurmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Havaya atıp dağıtmak

    İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır.
    -Necip Fazıl Kısakürek
  2. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak

  3. Kaldırıp atmak; fırlatmak

    Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu.
    -Nazlı Eray
  4. fiil, nesnesiz

    Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak

    Kılıç savurmak. Değnek savurmak.
  5. Bir sıvının havalanmasını sağlamak, kaynayan sıvının taşmasını önlemek veya sıvıyı soğutmak amacıyla bir kaptan veya yerden alıp yine kendi kabına veya yerine dökmek

    Sarnıcın suyunu savurmak.
  6. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak

    Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı.
    -Peyami Safa
  7. fiil, nesnesiz

    Yalan, küfür vb. söylemek

    Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti.
    -Haldun Taner
  8. mecaz

    Boşuna ve çok miktarda harcamak; israf etmek

    Paraları savurmak.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com