savurmak
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, -i
Havaya atıp dağıtmak
İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır.
-Necip Fazıl Kısakürek Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak
Kaldırıp atmak; fırlatmak
Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu.
-Nazlı Eray fiil, nesnesiz
Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak
Kılıç savurmak. Değnek savurmak.
Bir sıvının havalanmasını sağlamak, kaynayan sıvının taşmasını önlemek veya sıvıyı soğutmak amacıyla bir kaptan veya yerden alıp yine kendi kabına veya yerine dökmek
Sarnıcın suyunu savurmak.
Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak
Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı.
-Peyami Safa fiil, nesnesiz
Yalan, küfür vb. söylemek
Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti.
-Haldun Taner mecaz
Boşuna ve çok miktarda harcamak; israf etmek
Paraları savurmak.
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
Merkez
Eş anlam
İlgili kelime
Deyim
Zıt anlam
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com