Trending:

salmak

ar
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e, -i

    Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak; bırakmak

  2. Yollamak, göndermek

    Bununla beraber peşine adam salmak gerekir.
    -Aka Gündüz
  3. Koymak, katmak

    Halk ruhunun benliğinizde yeniden uyanıp hararetini gönlünüze saldığını duyarsınız.
    -Refik Halit Karay
  4. See alsosürmek

    Bunun içindir ki dal budak saldı, yemiş vermeye başladı.
    -Ruşen Eşref Ünaydın
  5. See alsouğratmak

    Başını derde salmak.
  6. Vergi yüklemek

    Ona elli bin lira salmışlar.
  7. Üzerine yürütmek

    Tazıyı tavşana salmak.
  8. fiil, -e

    See alsosaldırmak

    Aç kurt, yılana da salar, taşa da, dedi.
    -Memduh Şevket Esendal
  9. See alsosarkıtmak

    Soğutmak için kuyuya su kabı saldı.
  10. See alsokoyuvermek

  11. denizcilik

    Gemi demir üzerinde dört yana dönmek

  12. fiil, mecaz, -i

    Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com