Trending:

sıkışmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak

    Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar.
    -Memduh Şevket Esendal
  2. İki şey arasında kalmak

    Parmağı kapıya sıkışmış.
  3. Yerinden oynamamak

    Vida sıkışmış.
  4. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak

    Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı.
    -Memduh Şevket Esendal
  5. Zor bir durumda kalmak

    Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu.
    -Etem İzzet Benice
  6. Sıkıntı ve darlık çekmek, çarpıntı duymak; daralmak

    Göğsü sıkışmış.
  7. Tuvalet ihtiyacı gelmek

  8. Darlık çekmek, parasız kalmak

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com