sıkışmak
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, nesnesiz
Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak
Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar.
-Memduh Şevket Esendal İki şey arasında kalmak
Parmağı kapıya sıkışmış.
Yerinden oynamamak
Vida sıkışmış.
Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı.
-Memduh Şevket Esendal Zor bir durumda kalmak
Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu.
-Etem İzzet Benice Sıkıntı ve darlık çekmek, çarpıntı duymak; daralmak
Göğsü sıkışmış.
Tuvalet ihtiyacı gelmek
Darlık çekmek, parasız kalmak
Bağlantılar
İlgili Kelimeler
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
Merkez
Eş anlam
İlgili kelime
Deyim
Zıt anlam
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com