süzülmek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Süzme işine konu olmak
Bal süzüldü.
See alsoakmak
Gözlerimden yaşlar süzüldü.
Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek
Kuş, gene havada süzülüp daireler çiziyor.
-Memduh Şevket Esendal mecaz
Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek
Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal.
-Yahya Kemal Beyatlı mecaz
İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek
Bir daha vurdum ve cevap alamayınca her zaman yaptığım gibi usulca kapıyı açıp içeri süzüldüm.
-Haldun Taner mecaz
Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak
Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu.
-Peyami Safa mecaz
Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek
Bir tanesinin elinde -muhakkak çalmış olacak- bir şık şemsiye, o günün sosyete hanımlarını taklit ederek kırıtıyor, süzülüyorlardı.
-Halide Edip Adıvar mecaz
Yüzüne nazlı bir anlam vermek
mecaz
Çok zayıflamak
Yedi sekiz gün içinde kızcağız, süzülmüş, solmuş, gözleri çukura kaçmıştı.
-Memduh Şevket Esendal
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com