akmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -den
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek
Eskiden Sakarya, bu köprünün altından akarmış.
-Sait Faik Abasıyanık Sıvı maddeler aşağıya yönelmek
Sıvı madde bir yerden çıkmak; süzülmek
fiil, nesnesiz
Bir kap veya bir yer içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak
Dam akıyor.
fiil, -e
Art arda ve toplu olarak gitmek
Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza Taksim'e doğru akıyorlardı.
-Yusuf Ziya Ortaç fiil, nesnesiz
Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak
Çarşafın kumaşı da yer yer akmış, buruşmuştu.
-Refik Halit Karay fiil, nesnesiz
Boya birbirine karışmak
fiil, -le
Sürüp gitmek
Nedim divanında bir kaside vardır, müjgân üstüne, hicran üstüne, umman üstüne kafiyeleri ve redifleriyle akar.
-Yahya Kemal Beyatlı fiil, mecaz, nesnesiz
Zaman çabuk geçmek
fiil, argo, nesnesiz
Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak
Kayıp gitmek
Bir yılan aktı, yol boyunca akıyor, yolun kıyısından, önden.
-Yaşar Kemal
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com