Trending:

kurmak

ar
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Makine, cihaz, mobilya vb.ni oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek; monte etmek

    Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk.
    -Falih Rıfkı Atay
  2. See alsohazırlamak

    Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak!
    -Refik Halit Karay
  3. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek

    Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor.
    -Haldun Taner
  4. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak

    Turşu kurmak.
  5. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek; tesis etmek

    Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?
    -Orhan Seyfi Orhon
  6. Yapmak, inşa etmek

    Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım.
    -Nurullah Ataç
  7. Yapmak, oluşturmak

  8. ticaret

    Ortaklık sağlamak

  9. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek

    Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu.
    -Tarık Buğra
  10. Bir araya getirmek, toplamak

    Divan kurmak.
  11. See alsodüşünmek

    Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum.
    -Sait Faik Abasıyanık
  12. Aklına koymak

    O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.
  13. Zihinde büyütmek

    Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu.
    -Halide Edip Adıvar
  14. Sağlamak, oluşturmak

    Dostluk kurmak. İlişki kurmak.
  15. mecaz

    Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com