kurmak
-arAnlamlar
fiil, -i
Makine, cihaz, mobilya vb.ni oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek; monte etmek
Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk.
-Falih Rıfkı Atay Bakınızhazırlamak
Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak!
-Refik Halit Karay Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek
Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor.
-Haldun Taner Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak
Turşu kurmak.
Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek; tesis etmek
Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?
-Orhan Seyfi Orhon Yapmak, inşa etmek
Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım.
-Nurullah Ataç Yapmak, oluşturmak
ticaret
Ortaklık sağlamak
Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek
Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu.
-Tarık Buğra Bir araya getirmek, toplamak
Divan kurmak.
Bakınızdüşünmek
Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum.
-Sait Faik Abasıyanık Aklına koymak
O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.
Zihinde büyütmek
Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu.
-Halide Edip Adıvar Sağlamak, oluşturmak
Dostluk kurmak. İlişki kurmak.
mecaz
Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek
Bağlantılar
İlgili Kelimeler
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.