karıştırmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Bir maddenin başka bir madde içine karışmasını sağlamak
fiil, -i
İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak
Ceplerimi karıştırdım, bozuk para bulamadım.
-Falih Rıfkı Atay fiil, -i
Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek
Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın, bir tencereyi karıştırıyor hem de için için ağlıyordu.
-Ahmet Kabaklı fiil, -i
See alsokurcalamak
fiil, -i
Bir şeye göz atmak, ayrıntılarıyla incelemek
Saatlerce, istediğim kitapları, divanları, Servetifünun koleksiyonlarını karıştırdım.
-Yusuf Ziya Ortaç fiil, -i
Üstünkörü okumak
Verdiğim cevapları dinlemiyor gibi dalgın, parmaklarıyla bir risaleyi karıştırıyordu.
-Halit Ziya Uşaklıgil Ayırt edememek, tam olarak seçememek
Siz düşle gerçeği birbirine karıştırıyorsunuz.
mecaz
Berraklığını ve duruluğunu kaybettirmek; bulandırmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com