Trending:

kadar

ḳadar(Arabic)
Rootḳadar(Arabic)
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. edat

    Ölçüsünde, derecesinde; kadarınca

    Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir.
    -Sait Faik Abasıyanık
  2. Büyüklüğünde, genişliğinde, miktarında

    Avuç içi kadar yer.
  3. Büyüklüğünde, genişliğinde, miktarında

    Bacak kadar çocuk.
  4. See alsodek (I)

    Saat ona kadar sokaklarda gezdi.
    -Peyami Safa
  5. See alsodek (I)

    İstanbul’a kadar ne zahmet buyurdunuz?
    -Falih Rıfkı Atay
  6. See alsogibi

    İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur.
    -Sait Faik Abasıyanık
  7. See alsogibi

    Sana değer verdiğim kadar ona da değer vermek zorundayım.
  8. Bir şeyin, kıyaslandığı diğer bir şey ölçüsünde, derecesinde veya büyüklüğünde olduğunu anlatan bir söz; denli (I), derece

    Bu merdivenleri yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır.
    -Yusuf Ziya Ortaç
  9. Zaman bildiren kelimelerden sonra süre belirten bir söz

    Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi.
    -Refik Halit Karay
  10. zarf

    Miktarda, derecede

    İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor.
    -Halide Edip Adıvar
  11. “Aşağı yukarı, yaklaşık” anlamında bir niceliğin miktarını tahminî olarak belirten söz

    Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu.
    -Falih Rıfkı Atay
  12. -mış ekli sıfat-fiillerden sonra geldiğinde “gibi” anlamı taşıyan bir söz

    Gezmiş kadar oldum.

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com