Trending:

gibi

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. edat

    -e benzer, -e benzeyen

    Bu göz alabildiğine düzlük, sinsi bir bataklık gibidir.
    -Azra Erhat
  2. O anda, tam o sırada, hemen arkasından

    Haberi aldığı gibi yola çıktı.
  3. -e benzer biçimde; imişçesine, kadar

    Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir.
    -Orhan Seyfi Orhon
  4. -e yakışır biçimde

    İnsan gibi davrandı.
  5. Bir başkasının dediklerine değinirken kullanılan bir söz

    Hayır, büyükannemin dediği gibi ben burada sizlerle çürüyüp kalmayacağım.
    -Peride Celal
  6. Arka arkaya gelen aynı tür örneklerin sonunda “ve benzerleri” anlamında kullanılan bir söz

    Elma, ayva, armut, üzüm gibi yiyecekler kışa kalabilir.
  7. Cümlenin sonuna gelerek yükleme “denilebilir ki, öyle sanılır ki, sanki” anlamlı kuşku veya olabilirlik ayrıntısı katan bir söz

    Sınıfı geçtim gibi.
  8. Bazı sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra geldiğinde karşılaştırmaya dayanan denklik ve eşitlik bağlantısı kuran bir söz

    Sana değer verdiğim gibi ona değer vermek zorundayım.
    -Zeynep Korkmaz
  9. Sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra “-diği biçimde” anlamıyla denklik işlevi yüklenen bir söz; üzere

    Daha önce belirtildiği gibi gramerlerimizin edatlar konusu oldukça karışıktır.
  10. -dık sıfat fiil eki dışında diğer sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra “imişçesine” anlamında varsayıma dayalı benzetme işlevi gören bir söz

    Her istediğin yere gidiyoruz gibi geliyor bize.
    -Ahmet Hamdi Tanpınar
  11. Aynı biçimde

    Filmi çekecek olan genç kameraman, açıkça güldü onların telaşlarına ve hepsini dizdi istediği gibi koltuğun arkasına.
    -Selim İleri

Connections

Related Phrases

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com