iz
Anlamlar
isim
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti; çığır, nişan, nişane
Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm.
-Sait Faik Abasıyanık isim
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti; çığır, nişan, nişane
Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm.
-Sait Faik Abasıyanık Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti
Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti
Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu Bakınızipucu
Cinayet izleri.
Bakınızipucu
Cinayet izleri.
Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti; kırıntı, yer, eser
O çağ uygarlığından iz kalmadı.
Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti; kırıntı, yer, eser
O çağ uygarlığından iz kalmadı.
matematik
Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit
matematik
Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit
Bağlantılar
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.