inmek
-erView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -den
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek
Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak; atlamak
Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü.
-Peyami Safa Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek
Dağdan kurt indi.
fiil, -e
Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak
Bünyamin, gücünün yettiği kadar hızlı yürüyüp Haliç'e indi.
-İhsan Oktay Anar fiil, -e
See alsokonaklamak
Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi.
-Halide Edip Adıvar fiil, nesnesiz
Alçalıp eski durumuna dönmek
Sular indi. Şiş indi.
fiil, nesnesiz
Fiyatı düşürmek
Bin lira daha indim, gene almadı.
Değeri düşmek
Altın fiyatları indi.
fiil, -e, argo
See alsovurmak
Şimdi kafana inerim!
fiil, nesnesiz
See alsoyıkılmak
Yağmurdan duvar inmiş.
fiil, -e
İnme gelmek
Sağ tarafına inmiş.
Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak
Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara.
-Çetin Altan Uzamak, ulaşmak
Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu.
-Ömer Seyfettin See alsoağmak
Sayısı azalmak
Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir.
-Reşat Nuri Güntekin
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com