hapsetmek
-der[ha'psetmek]ḥabs(Arabic)
Rootḥabs(Arabic)
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Bir suçluyu hapishaneye koymak
Bunu yapmak zor, köylüyü hapsetmek kolay...
-Yaşar Kemal See alsokapamak
Kediyi odaya hapsetti.
Engellemek, sınırlamak
fiil, mecaz, -de
Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak
Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti.
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com