Trending:

kapamak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek

    Hasan, yıldırımla vurulmuş gibi hemen kapıyı kapadı, kaçtı.
    -Halide Edip Adıvar
  2. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak

  3. Bir şeyin görünmesine engel olmak; örtmek

    Bu yapı manzarayı kapadı.
  4. Geçişi engellemek

    Kar yolu kapamıştı.
  5. Tıkamak, içini doldurmak

    Çukuru kapamak.
  6. Su, elektrik gelişini kesmek

    Elektriği kapadı.
  7. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek

    Fabrikayı kapamışlar. Gazeteyi kapadılar.
  8. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak

    O konuyu kapayalım.
  9. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak; hapsetmek

    Zengin kadını tımarhaneye koymadılar, buraya, çiftliğe getirip kapadılar.
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  10. Ortalıktan alıp saklamak

    Vurguncular kumaşları kapamışlar.
  11. Karşılamak, denk gelmek

    Bu ikramiye borçlarımı kapar.

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com