gezdirmek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
Kendisini seven, gezdiren büyük kızlar, ona abla kokusunu vermişlerdi.
-Osman Cemal Kaygılı Tanıtmak amacıyla dolaştırmak
Konuklara Ankara'yı gezdirdi.
fiil, -e, nesnesiz
Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek
Salataya yağ gezdirmek.
fiil, -i, -de
Sürterek, değdirerek hareket ettirmek
Elini iki üç kere ıslak yüzünün üstünde gezdirdi.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak
fiil, -i, -le
Herhangi bir biçimde giydirmek
Beni eski kıyafetle gezdiriyor.
-Ahmet Hamdi Tanpınar fiil, -i, -de
See alsotaşımak
Böyle kitapları cebinde gezdirir, alışveriş için dükkânını açmak istemediği veya müşteri ile meşgul olmadığı zamanlarda okurdu.
-Ömer Hakan Özalp
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com