Trending:

taşımak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek; gezdirmek

    Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı.
    -Sait Faik Abasıyanık
  2. Üstünde bulundurmak

    Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı.
    -Yahya Kemal Beyatlı
  3. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek

    Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur.
    -Salâh Birsel
  4. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak

  5. fiil, nesnesiz

    Bir giysiyi üzerine giymiş olmak

    Devlet üniforması taşıyordu.
    -Haldun Taner
  6. mecaz

    Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak

    İnsanlar müşterek tecrübeleri taşıdıkları için birbirlerinin ne dediklerini anlayabilirler.
    -İsmet Özel
  7. mecaz

    Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek

  8. fiil, mecaz, nesnesiz

    Duymak, hissetmek

    İçlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar.
    -Tarık Dursun K

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com