Trending:

geçirmek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak

  2. fiil, -e

    Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek

    Kalanımızı peşine takarak Murat Suyu'nun karşı kıyısına geçirdi.
    -Kemal Bilbaşar
  3. fiil, -e, -i

    Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek

    Odanın eşyasını öbür odaya geçirmek.
  4. fiil, -e, -i

    Tespit etmek, yazmak, kaydetmek

    Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi.
    -Refik Halit Karay
  5. fiil, -e, -i

    Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak

    Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu.
    -Osman Cemal Kaygılı
  6. fiil, -e, -i

    Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek

    Arkadaşımı geçirmeye gittim.
  7. fiil, -i, -de

    Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak

    Oralarda geçirdiğim günleri daima bir endişe, bir nevi hüzün ile derhatır ediyorum.
    -Hamdullah Suphi Tanrıöver
  8. fiil, -e, nesnesiz

    Giymek, giyinmek

    Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti.
    -Sait Faik Abasıyanık
  9. fiil, -den

    Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak

    Kılıçtan geçirmek. Dayaktan geçirmek.
  10. fiil, -i, -den

    Herhangi bir durumu yaşamış olmak

    Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi.
    -Necati Cumalı
  11. Etmek, yapmak

  12. fiil, -e, -i

    Hastalık bulaştırmak

    Nezleyi bana geçirdin.
  13. Zaman harcamak

    Benim bu işlerle geçirecek vaktim yok.
  14. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak

  15. fiil, -e

    See alsovurmak

  16. mecaz

    Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak

  17. fiil, -e, argo

    Birine kötü söz söylemek

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com