göz
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim, anatomi
Görme organı; basar, ayn, çeşm, dide
Bazı deyimlerde, görme ve bakma
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin.
See alsooda
Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu
-Ziya Osman Saba Bakış, görüş
Bu sefer alacaklı gözüyle baktım.
See alsokaynak (I)
Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?
-Tarık Buğra Delik, boşluk
İğnenin gözü.
Delik, boşluk
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır.
-Sait Faik Abasıyanık See alsoçekmece
Masanın gözleri.
Terazi kefesi
See alsonazar
İnsanı gözle yiyip bitirirler.
-Ömer Seyfettin Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı
Gözüm canım efendim.
Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri
Göz aşısı.
See alsohane
Dama tahtasında altmış dört göz vardır.
Bazı yaraların uç bölümü
Çıbanın gözü.
Connections
Related Words
Related Phrases
... gözüyle bakmakgöz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmakgöz (veya gözünün) ucuyla bakmakgöz açamamakgöz açıp kapayıncaya kadargöz açtırmamakgöz alabildiğinegöz ardı etmekgöz atmakgözaydına gelmekgözaydına gitmekgözaydın etmekgöz boyamakgöz değmekgözden (veya gözünden) düşmekgözden (veya gözünden) kaçırmakgözden (veya gözünden) kaçmakgözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)gözden çıkarmakgözden geçirmekgözden gönülden çıkarmakgözden ırak olan gönülden de ırak olurgözden ırak tutmakgözden ırak tutulmak
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com