Trending:

ciddi

[ciddi:]ciddī(Arabic)
Rootciddī(Arabic)
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. sıfat

    Şaka olmayan

    İşin şakaya gelmediğini, verdiğim ciddi kararı çoktan öğrendiler şimdi...
    -Vedat Türkali
  2. See alsoağırbaşlı

    Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım.
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  3. Titizlik gösterilen, önem verilen; önemlice, becit

    Örneğin zorunlu bir mektup yazmak, sebze ayıklamak ya da ciddi bir konuşma çabucak sıkıyor beni.
    -İnci Aral
  4. Tehlikeli ve endişe verici olan

    İstiklal Harbi sonunda ve 23 yaşında Çakırbeyli Çiftliği’ne dönen Menderes’in artık gelişme, pişme ve olgunlaşma devresine girdiği ve bu hâle, bir daha ciddi bir hastalık çekmemesi bakımından fiziğinin de iştirak ettiği bellidir.
    -Necip Fazıl Kısakürek
  5. Eğlendirme amacı gütmeyen

  6. Gülmeyen

    O, ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  7. Güvenilir, sağlam, önemli olan

    Ciddi bir gazetede liyakatli, genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor.
    -Orhan Seyfi Orhon
  8. See alsogerçek

  9. zarf

    Önem vererek, gerçek olarak

    'Ciddi mi söylüyorsun?' dememe kalmadan telefon kapandı.
    -Pınar Kür
  10. zarf

    Güvenilir bir biçimde

  11. zarf

    Gülmeden, surat asık biçimde

    Çok ciddi durunca mükemmel olduklarını sanıyorlar.
    -Ayla Kutlu
  12. zarf

    Tehlikeli hâlde, endişe verici durumda

    Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık.
    -Burhan Felek

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com