ciddi
[ciddi:]ciddī(Arabic)
Rootciddī(Arabic)
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Şaka olmayan
İşin şakaya gelmediğini, verdiğim ciddi kararı çoktan öğrendiler şimdi...
-Vedat Türkali See alsoağırbaşlı
Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar Titizlik gösterilen, önem verilen; önemlice, becit
Örneğin zorunlu bir mektup yazmak, sebze ayıklamak ya da ciddi bir konuşma çabucak sıkıyor beni.
-İnci Aral Tehlikeli ve endişe verici olan
İstiklal Harbi sonunda ve 23 yaşında Çakırbeyli Çiftliği’ne dönen Menderes’in artık gelişme, pişme ve olgunlaşma devresine girdiği ve bu hâle, bir daha ciddi bir hastalık çekmemesi bakımından fiziğinin de iştirak ettiği bellidir.
-Necip Fazıl Kısakürek Eğlendirme amacı gütmeyen
Gülmeyen
O, ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu Güvenilir, sağlam, önemli olan
Ciddi bir gazetede liyakatli, genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor.
-Orhan Seyfi Orhon See alsogerçek
zarf
Önem vererek, gerçek olarak
'Ciddi mi söylüyorsun?' dememe kalmadan telefon kapandı.
-Pınar Kür zarf
Güvenilir bir biçimde
zarf
Gülmeden, surat asık biçimde
Çok ciddi durunca mükemmel olduklarını sanıyorlar.
-Ayla Kutlu zarf
Tehlikeli hâlde, endişe verici durumda
Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık.
-Burhan Felek
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com