Trending:

beslemek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Yiyecek ve içeceğini sağlamak

    Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk.
    -Halide Edip Adıvar
  2. See alsoyedirmek

    Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti.
    -Halide Edip Adıvar
  3. See alsosemirtmek

  4. See alsoeklemek

    Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı.
    -Necati Cumalı
  5. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek

    Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırtüstü yattık.
    -Reşat Nuri Güntekin
  6. See alsoyetiştirmek

    Herkes muhabbet kuşu, kanarya, kedi, köpek beslemez ya.
    -Haldun Taner
  7. mecaz

    Bir duyguyu gönülde yaşatmak

    Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi.
    -Yahya Kemal Beyatlı
  8. mecaz

    Maddi yardım yapmak

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com