yetiştirmek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak
Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek
Kitabı önümüzdeki aya yetiştireceğim.
Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek
Hastayı doktora yetiştirmek.
Geliştirip büyütmek
Evlerinin bahçesinde bir iki elma, erik ağacı yetiştirirler.
-Necati Cumalı İletmek, duyurmak
Sağlayıp vermek
Bir sakallı garson ahaliye boyuna su yetiştiriyor.
-Reşat Nuri Güntekin fiil, -i
Yetmesini sağlamak
Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz.
-Falih Rıfkı Atay fiil, -i
Aceleyle ulaştırmak
fiil, mecaz, -e
Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek
Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler.
-Memduh Şevket Esendal fiil, mecaz, -i
Gelişip büyümesini sağlamak, büyümesine özen göstermek; beslemek, büyütmek
Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim.
-Reşat Nuri Güntekin fiil, mecaz, -i
Eğitim, öğrenim sağlamak
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com