batmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek
Sonra hani bir gemimiz batmıştı.
-Sait Faik Abasıyanık Güneş, Ay ve yıldız Dünya’nın dönüşü dolayısıyla ufkun altına inmek
Güneş renksiz bulutlar altında batıyordu.
-Ömer Seyfettin İflas etmek
See alsokirlenmek
Üstüm başım battı.
fiil, -e
Bir yere saplanmak
Ayağına yolda diken batmıştı.
-Osman Cemal Kaygılı fiil, -e
Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek
Bazı kimselere para batar, sarf edecek yer ararlar.
fiil, -e
Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak
Abdi Bey'in sabırsız, çabuk parlamaya yatkın mizacına karısının tevekkülü ve sakinliği fena hâlde batıyor.
-Attilâ İlhan Devlet, kurum vb. yıkılmak, sona ermek
fiil, -e
See alsoçökmek
İçeriye batmış gözleri kadına dikilmişti.
-Sait Faik Abasıyanık See alsodalamak
mecaz
Daha kötü bir duruma uğramak
mecaz
Yıkılmak, egemenliği sona ermek
Bizans kurulduğundan battığı tarihe kadar 1125 sene geçmişti.
-Yahya Kemal Beyatlı fiil, mecaz, -e
See alsodokunmak (I)
Onun her sözü bana batar.
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com