baş
Definitions
isim, anatomi
İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm; kafa, kelle, ser (I)
Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı.
-Necati Cumalı isim, anatomi
İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm; kafa, kelle, ser (I)
Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı.
-Necati Cumalı Bir topluluğu yöneten kimse
Cumhurbaşkanı devletin başıdır.
-Anayasa Bir topluluğu yöneten kimse
Cumhurbaşkanı devletin başıdır.
-Anayasa Bir şeyin başladığı zaman veya yer
Hafta başı. Ay başı. Yılbaşı. Satır başı.
Bir şeyin başladığı zaman veya yer
Hafta başı. Ay başı. Yılbaşı. Satır başı.
Bir şeyin özü, temeli, kaynağı
Gücün, erdemliğin, bilimin, her şeyin başı paradır, para.
-Halide Edip Adıvar Bir şeyin özü, temeli, kaynağı
Gücün, erdemliğin, bilimin, her şeyin başı paradır, para.
-Halide Edip Adıvar Arazide en yüksek nokta
Dağın başı. Tepenin başı.
Arazide en yüksek nokta
Dağın başı. Tepenin başı.
Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
Birçok mühür baskılarındaki tasvirlerde, toplu iğne başı gibi tomurcuklarla oluşturulmuş rozetler, hayat ağaçları ve daha başka ögeler görülür.
-Hasan Tahsin Uçankuş Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
Birçok mühür baskılarındaki tasvirlerde, toplu iğne başı gibi tomurcuklarla oluşturulmuş rozetler, hayat ağaçları ve daha başka ögeler görülür.
-Hasan Tahsin Uçankuş Bir şeyin uçlarından biri
Merdiven başında beni çağırdı.
-Ayla Kutlu Bir şeyin uçlarından biri
Merdiven başında beni çağırdı.
-Ayla Kutlu Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet
Yirmi baş koyun. Üç baş soğan.
Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet
Yirmi baş koyun. Üç baş soğan.
See alsosarraflık hakkı
See alsosarraflık hakkı
Bir şeyin yakını veya çevresi
Güzel bir sonbahar havasında şair, havuz başına uzanır gibi oturmuş, güneşleniyordu.
-Ahmet Kabaklı Bir şeyin yakını veya çevresi
Güzel bir sonbahar havasında şair, havuz başına uzanır gibi oturmuş, güneşleniyordu.
-Ahmet Kabaklı "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz
Başbakan, başçavuş, başhekim, başkent, başöğretmen, başpehlivan, başrol, başsavcı.
"Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz
Başbakan, başçavuş, başhekim, başkent, başöğretmen, başpehlivan, başrol, başsavcı.
spor
Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden birincisi
Başa güreşmek.
spor
Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden birincisi
Başa güreşmek.
denizcilik
Deniz teknelerinde ön taraf
denizcilik
Deniz teknelerinde ön taraf
Connections
Related Words
Related Phrases
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.