atlamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -den
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
Kızın fırlayıp gittiğini gören Tolga duvardan atladı, etrafı kolaçan ederek çantaya gitti.
fiil, -e, -den
Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak
Çukura atlamak.
fiil, -e
See alsobinmek
Atlasam bir vapura, şehre insem diyorum.
-Sait Faik Abasıyanık fiil, -i
Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek
fiil, -i
Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek
fiil, -i
Sınıfı okumadan geçmek
Birinci sınıfı atladı.
See alsoinmek
Otomobilden atlayıp vapura doğru seğirten bir adama tutup sual sorulur mu?
-Sait Faik Abasıyanık fiil, mecaz, -de
Yanılmak, aldanmak
mecaz
Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com