Trending:

çevirmek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir şeyin yönünü değiştirmek

    Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi.
    -Yusuf Ziya Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek

    Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu.
    -Ömer Seyfettin
  3. Döndürerek hareket ettirmek

    Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi.
    -Sait Faik Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek

    Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor.
    -Haldun Taner
  5. fiil, nesnesiz

    See alsodurdurmak

    O hızla giderken bir taksi çevirdi ve tortop olup taksinin içine yuvarlandık.
    -Hikmet Temel Akarsu
  6. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek

    Gündelik yaşamımızda, banka memurlarının sokaklarda bile bizi çevirip kredi kartı vermek için nasıl yırtındıklarını görüyoruz.
    -Sina Akşin
  7. Geri göndermek

    Olayı aydınlatacak her uğraşıyı geri çevirmiş, içine gömülüp tek gözyaşı dökmemişti.
    -Naile Turhan
  8. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek

  9. Çevrilemek, tevil etmek

    Sözü işine geldiği gibi çevirdi.
  10. fiil, -den

    Çeviri yapmak

    Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş.
    -Memduh Şevket Esendal
  11. fiil, -i, -le

    See alsokuşatmak

    Bağı duvarla çevirmek.
  12. fiil, -e, -i

    Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek

    Babasıyla birlikte evimi otele çevirdiler.
    -Oğuz Atay
  13. fiil, -e, -den

    Bir durumdan başka duruma geçmek

  14. fiil, nesnesiz

    Kâğıt oyunu oynamak

  15. nesnesiz

    İşlemek, yapmak

    Yine ne işler çeviriyorsun bakayım.

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com