Trendler:

vurmak

ur
Görüntülenme sayısı 25 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi

Anlamlar

  1. fiil, -e

    Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere veya bir kimseye hızla çarpmak; çakmak, geçirmek, inmek

    Masaya vurmak. Birinin başına vurmak.
  2. fiil, -i

    Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak

    Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor.
    -Refik Halit Karay
  3. Etkisi bir yere kadar ulaşmak

    Su dışarı vurdu.
  4. Duyulmak, hissedilmek

  5. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek

    Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur.
    -Refik Halit Karay
  6. Olumsuz yönde etkilemek

    Kriz kitap dünyasını da vurdu.
  7. fiil, -e, -i

    Hızla değmek, çarpmak

    Arabalar aniden birbirine vurdu. Ayağını güm güm yere vurarak...
  8. Bir yere bir şey sürmek

    Duvara boya, tahtaya cila vurmak istedi.
  9. Takmak, koymak, bağlamak

    Seni buradan ellerine kelepçe, ayaklarına zincir vurup öyle götürecekler!
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  10. Bağlamak, ilişkilendirmek

    Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar.
    -Refik Halit Karay
  11. Olduğundan başka biçimde görünmek

    Deliliğe vurmak.
  12. fiil, nesnesiz

    Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak

    Bıçak vurmak.
  13. fiil, nesnesiz

    Uygulamak, basmak, koymak

    Damga vurmak.
  14. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak

  15. fiil, -i

    Amaçladığı şeye rast getirmek

  16. fiil, -i

    Silahla yaralamak, öldürmek

    Bir gün kızı kurtarmışlar, ayıyı vurmuşlar.
    -Halide Edip Adıvar
  17. Dokunmak, hasta etmek

    Bizim evin bacası çekmiyor. Bütün kış, maaile kömür vuruyor bizi bu yüzden.
    -Nâzım Hikmet
  18. fiil, nesnesiz

    Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek

    Dolu, bu yıl ekinlerin çoğunu vurmuş.
    -Fikret Otyam
  19. fiil, nesnesiz

    Kalp atmak, çarpmak

    Kalbi öylesine kopacakmış gibi vuruyordu.
  20. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek

  21. fiil, -i

    Desteklemek, dayamak

    Akşam olunca kapının desteğini vurduk.
  22. Koymak, yerleştirmek

    Hamalın biri sırtına koca bir ayna vurmuş götürüyordu.
    -Haldun Taner
  23. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak

  24. Tavla oyununda pulu kırmak

  25. mecaz

    Manevi olarak yaralamak

  26. argo

    İçki içmek

  27. argo

    Kadeh tokuşturmak

  28. fiil, -i, argo

    Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak

    Birinin on milyon lirasını vurmak.
  29. fiil, matematik, -e, -i

    Çarpma işlemini yapmak

    İkiyi dörde vurursak sekiz eder.

Bağlantılar

Telaffuzlar

Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com