uzatmak
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, nesnesiz
Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak
Saçlarını uzatmış, modern giyimli genç, hoş bir adam.
-Esin Afşar Aral fiil, -i
Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek
Koğuşun açık duran kapısından hastalar başlarını uzatıp koridordakilere, yerde duran sedyeye bakıyorlar.
-Memduh Şevket Esendal fiil, -e
Bir şeyi vermek için birine yöneltmek; atmak
Elçinin altın tası güzel kıza uzattığını görünce el çırptılar, bir ağızdan takıldılar.
-M. Turhan Tan Bakınızgermek
İp uzatmak.
Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek
Her iki odadan üçer beşer kişi lakırtıyı uzattılar.
-Memduh Şevket Esendal fiil, -e
Vermek, göndermek
Can, topu Zeki'ye uzattı.
fiil, -i
Süreyi artırmak, temdit etmek
Yıllardır beklediği bu zevkli anları mümkün olduğu kadar uzatmak istediği her hâlinden belliydi.
-İhsan Oktay Anar Daha ileriki bir zamana atmak, sonraya bırakmak, ertelemek
Sürüncemede bırakmak
Bağlantılar
İlgili Kelimeler
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
Merkez
Eş anlam
İlgili kelime
Deyim
Zıt anlam
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com