Trendler:

sıkıştırmak

Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi

Anlamlar

  1. fiil, -i

    Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak

    Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti.
    -Necati Cumalı
  2. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak

  3. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek; sıkılamak

    İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar.
    -Reşat Nuri Güntekin
  4. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak

    Parmağını pencereye sıkıştırmak.
  5. Bakınıztutuşturmak

    Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar.
    -Refik Halit Karay
  6. Bakınızkıstırmak

    Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş.
    -Memduh Şevket Esendal
  7. mecaz

    Üstüne düşüp zorlamak

    Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum.
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  8. argo

    Elle sarkıntılık etmek

Bağlantılar

Telaffuzlar

Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com