kuşatmak
Görüntülenme sayısı 25 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, -i
Çevresini sarmak; çevrelemek, çevirmek, sarmak, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu.
-Necati Cumalı askerlik
Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesmek; abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
Çokça bulunmak
Bakınızkaplamak
Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı.
Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak
Bağlantılar
İlgili Kelimeler
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
Merkez
Eş anlam
İlgili kelime
Deyim
Zıt anlam
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com