kaynamak
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, nesnesiz
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak
Su, 100 °C'de kaynar.
Yiyecek, içecek fokurdayacak derecedeki suda pişmek, haşlanmak
Doktorun sade kaynamış kahvesini söylemesini bekledi ve garson gider gitmez konuştu.
-Tarık Buğra Yerden çıkmak
Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak
Yara kapanmak, iyileşmek
Mayalı bir şey kabarıp köpürmek
Şıra kaynamış.
Mide ekşimek
Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak
Deniz kaynıyor.
Çok miktarda bulunmak
Gölün kuzey kıyısında iki mil kadar yürüdükten sonra suda bir açıklığa geldik, burası tam anlamıyla av kuşu kaynıyordu.
-Mehmet Kentel Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak
Burada bir iş kaynıyor.
Gerektiği gibi yapılamamak
Lafa daldık, ders kaynadı.
Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak
Gittikçe kaynayıp kabaran bir hiddet, taşmak raddesine gelmiş kelimelerle dudaklarına kadar çıkıp titriyordu.
-Halit Ziya Uşaklıgil Coşmak, heyecanlanmak
mecaz
Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak
argo
Arada kaybolmak
Değerli bir çalışma kaynadı gibi geliyor bana.
-Selim İleri
Bağlantılar
İlgili Atasözleri ve Deyimler
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
Merkez
Eş anlam
İlgili kelime
Deyim
Zıt anlam
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com