dayanmak
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, -e
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak
Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor.
-Memduh Şevket Esendal Temelde bir şeyle ilgili olmak
Karşılıklı bilmece sormaya dayanan seyirlik oyunlar da vardır.
-Metin And mecaz
Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek; gitmek
Bu gemi fırtınaya iyi dayanır.
mecaz
Varmak, ulaşmak
Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor.
-Yusuf Ziya Ortaç mecaz
Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak
İki genç, kırarcasına küreklere dayandılar.
-Halikarnas Balıkçısı mecaz
Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak
Bu proje sonunda bize dayanacak.
mecaz
Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek; istinat etmek
Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız?
-Falih Rıfkı Atay fiil, mecaz, nesnesiz
Uzun süre kullanılmaya uygun olmak
Bu kumaş çok dayandı.
fiil, mecaz, nesnesiz
Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak; mukavemet etmek
Merkezde Akhisar'ın, Bergama'nın da henüz dayandığını öğrendiler.
-Necati Cumalı fiil, nesnesiz
Yetişmek, yeter olmak
fiil, mecaz, nesnesiz
Güç bir duruma katlanmak; sabretmek, tahammül etmek
Kazılmış mezarın önüne geldiklerinde daha fazla dayanamayıp oracığa çöktü.
-İhsan Oktay Anar
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
Merkez
Eş anlam
İlgili kelime
Deyim
Zıt anlam
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com