ağırlaşmak
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, nesnesiz
Ağır duruma gelmek
Önceleri tüy gibi gelen herif, yol aldıkça bir ağırlaştı, bir ağırlaştı. Ben diyeyim beş ton, siz deyin on beş ton.
-Aziz Nesin Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak
Gökyüzü bulutlu, karanlık, iç karartıcı bir hâl almak
Büsbütün ağırlaşmış bir hava içinde nerelerden geçtiğimizi artık fark etmiyorduk.
-Reşat Nuri Güntekin Bakınızyavaşlamak
Artık yavaş yavaş göçüyor, boyu kısalıyor, teni sararıyor, hareketleri ağırlaşıyordu.
-Abdülhak Şinasi Hisar Yiyecek bozulmaya yüz tutmak
Bu et yarına kalırsa ağırlaşır.
Organ görevini yapamaz duruma gelmek
Göz kapakları kapanmak üzere olmak
Önündeki kâğıda bir iki satır yazdıktan sonra göz kapakları ağırlaşıyor, hiçbir şey düşünemez oluyordu.
-Oğuz Atay mecaz
Artan, çoğalan
Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım.
-Ömer Seyfettin mecaz
Gebe kadının doğurması yaklaşmak
Haziran ayı başında Mevhibe’nin hamileliği ağırlaştı.
-Gülsün Bilgehan mecaz
Ağırbaşlı hâle gelmek
mecaz
Bakınızgüçleşmek
İşte bundan dolayı da gençliğin sorunları daha da ağırlaşıyor, büyüyor.
-Yaşar Kemal mecaz
Hasta tehlikeli duruma gelmek
Pek çok insan hastalıklarının başlangıcında komşuya, eczaneye, kırık çıkıkçıya, hocaya başvurmakta, olay önlenemez hâle gelip hasta ağırlaşınca hekime gelmektedir.
-Jale Baysal
Bağlantılar
İlgili Kelimeler
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
Merkez
Eş anlam
İlgili kelime
Deyim
Zıt anlam
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com