zaman
[zama:nı]zamān(Arabic)
Rootzamān(Arabic)
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre; hengâm, vakit
Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım.
-Ömer Seyfettin Bu sürenin belirli bir parçası; vakit
Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir.
-Attilâ İlhan Belirlenmiş olan an
Çağ, mevsim
Gül zamanı. Çocukluk zamanı.
Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler; vakit
Dönem, devir
Dedelerimizin zamanında burada bir kral yaşardı.
-Reha Mağden gök bilimi
Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram
dil bilgisi
Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği dil bilgisel zaman dilimini gösteren kategori; bildirme kipi, haber kipi
Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir.
jeoloji
Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com